İçeriğe geç

Kategori: Haftalık Keşif

Spotify’ın her hafta sunduğu “Haftalık keşif”lerden – olursa – favori olanı hakkında.

Fısıltı

Belki biraz yüzeysel bir hal koyuyorum ama fısıltılı söylenen şarkılar benim söyleyemeyip beğendiklerim. Fısıltının bir cazibesi var, nedir tam bilmiyorum – belki de biliyorum? Bu hafta da farklı bi’ fısıltı keşfinedeyim.

Fısıltının dinlenebileceği ortam cazibesini düşünüyorum…

1 Yorum

Haftalık Keşif: Hepsi bi’ yana…

Bu hafta haftalık keşiflerim fazla ilgimi çekti. Hiçbiri uç parça değildi. Ne aşırı duygusal, ne aşırı depresif, ne aşırı gaz, ne aşırı güçlü… Beğendiklerimin hemen hepsi ortalama tempoda, tatlı, güzel şeyler. Bi’ de laflar giydiriyorlar ki bana, of of. Ama içlerinden aslında loop’a çok almadığım ama bambaşka ilgimi çeken, zaten konu etmek istediğim bir temayla gelen biri var. Ne o? Dance-punk konu, fazla “cool” bulduğum bir müzik türü. Bu da WhoMadeWho‘dan Rose.

2 Yorum

Haftalık Keşif: Blizzard of 77

Duygusal, romantik fimlerde ilişkinin tam sarpa sardığı bir anda, muhtemelen kadın terk etmek zorundayken ya da adam her şeyden vazgeçmişken çalan şarkılar olur ya… tüm ambiyansı oluşturanlardır hani o sırada. Karakterler sadece uzaklara dalar, belki sahilde, belki evinde, belki parkta… İşte bu onlardan bir şey.

Yorum Bırak

Haftalık Keşif: Time is My Everything

her şeyi kendisi için anlamlandıran beni şaşırtan, yalın, dümdüz, kendi hisliliği ile içte mutluluğa yakın duygular uyandıran bir şarkı. Aslında mutluluk değil de, onun olabilirliğini hissetmek gibi. Umut gibi – ki ne alaka? Ama öyle. Dinlerken, hislerin yoğunluğuna, enstrümanın keskinliklerine ama bir yandan da olumsuzluğu barındırmamasına, kızgınlıktan eser olmayışına… Detaylarından çok bütününe tutulunan bir şarkı sunmuş Spotify bana. Ian Brown‘ın Time is My Everything‘i.

Yorum Bırak