İçeriğe geç

Narsimelus'tan Yazılar

Soru

Her şeyi aşıyorsun, önüne bakıyorsun. Mad Men’deki Don Draper gibi sürekli bi’ “Move forward” halindesin ve aslında biraz kendini daha rahat hissediyorsun, kurtulmuş gibi. Ama bazen arada, en beklemediğin anda o geliyor, yerleşiyor, içini kemiriyor. Bağırıyor kafanın içinde şöyle:

Neden?

Yorum Bırak

2

Eskişehir yolunun Kızılay yönünde giderken sağdan yol Çukurambar’a doğru ayrılıyor, aşağı iniliyor (çukur…). Her gün iki defa gidiyorum oradan en az, öğlen ve akşam üzeri. Hemen her gün aynı saatlerde gidiyorum ya, o yolda bi’ kadın görüyorum ara ara. Yokuşu çıkıyor o da, benim tersim yönünde gidiyor.

Yorum Bırak

1

Başlık ve giriş zorluğu çekiyorum bazı zaman. Neden ben de sayılarla bölüm yapmıyorum ki her yazı için? Eğer başlığım gelirse gelir zaten, değil mi? Tamam. O zaman gelsin 1.

Yorum Bırak

Uyanış üzerine

O noktaya gelince her şey normalleşiyor. Normallik biraz sıradan, önemsiz, boş. Her şey boş zaten, hemen hiçbir şey tutunulacak nitelikte değil. Bu yüzden normalleşmemeliydi ya da öyle normalleşmeliydi ki uyanmak yine de görünmemeliydi seçenek diye.

Ama devam etmek de normalleşiyor.

Yorum Bırak

İnsanlar üzerine.

Tahammülsüzleşiyorum. Tepkili, isteksiz, ters, sert, aksi, huysuz… Kaba diyemem, kaba lafım yok. Küfrüm yok, önemli/hassas/özel konulara girmediğimi biliyorum. Ama dayanamıyorum günlük hayatta çok hale, davranışa. Ben mi doğruyum, onlar mı doğru, hoş görerek devam etmek mi doğru bilmiyorum ama… Yalnızlık içinde yalnızlaşmayı somutlaştırmayı seçiyorum.

Yorum Bırak

Bilmek üzerine azıcık

Ne matematik gelişmiş ne fen. Yazmak, okumak bile çok yaygın değil. Sen bilmiyorsun en azından. Konuşuyorsun, sorguluyorsun, düşünüyorsun devamlı ak sakallı dede havasında ama bu bir bilgiye mi dayanıyor yoksa çözümlemelerine mi, orası tartışılır. Ama bir gerçekçiliğin var, cahil cesareti ve bilmişliği semtine uğramamış (herhalde sorgulamaların buna etken) ve vizyonun sana gelecekte çok bilineceğini söylüyor. Tabii dersin, “Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir” diye Sokrates, tabii dersin.

Yorum Bırak

Bir gün…

Ormana girmişsin, her yer ağaç. Ne sağın belli ne solun. Kuzey, güney… Anlamsız, neye varacak ki? Böcekler, hayvanlar, bilinmedik ürküntüler… Geliyor geliyor, her yandan saldırıyor. Aydınlık yine iyi, görüyorsun. Bunun gecesi de var. O ürktüğün ne varsa katbekat artacak. Ormana niye girmişsin? Hiç bunu düşünebilecek halde değilsin zaten, hşşş…

Yorum Bırak

Pintilik hoş değil

Spotify’ı çok kullanıyorum. Cılkını çıkartıyor muyum? Yoo, cılk nedir bilmiyorum bu konuda da bayağı iyi kullanıyorum. İşte, evde, yolda… Arabamda radyo dinlemeyeli ne kadar uzun zaman oldu bilmem, zaten pek dinlemedim radyoyu çünkü önceden kendi mp3’lerim vardı, şimdi de Spotify. Eh yeni tanımalar için Spotify zaten çok iyi bir şey, benim keşifçi dönemlerimde olsa daha da iyi derdim ama şimdi bile neler neler sunuyor önüme. Bildiklerimi de aklıma geldikçe arıyor buluyorum. Ama…

Yorum Bırak