İçeriğe geç

Narsimelus'tan Yazılar

İlle de akustik

İlk çeyreğinden – daha -11 yıl geride olduğumuz yepyeni milenyumda tabii ki artık eski bin yılın o küflü, bayat, işlevsiz atari salonlarıyla işimiz olamaz! Tabii ki Nintendo bile uçan oyun konsollarını üretmişken, o 8-bit sesleri içeren oyunlara katlanabilecek değiliz. Lutfen, lutfen… biz çağın ilerisinde, “fütüristik” ve de teknolojik insanlarız.

7 Yorum

Gürül gürül

Bakın bir noktayı açıklığa kavuşturmamız lazım: “Düşmanınız” olmayan herkes “dostunuz” demek değildir. Keza “dostunuz” olmayan herkes de “düşmanınız” olmak zorunda değildir.

Yorum Bırak

Müzik dergisi dedim de…

Evet aklınıza derhal Blue Jean geldi, farkındayım. Onu bilmeyen yok zaten. Ben de bol bol almıştım kendisini. Posterler verirdi ya, işime gelirdi onların varlığı – bir (1) kere bile asmamış olmama rağmen. Bir de yapıştırmalar olurdu ufak ufak… Onları da kullanmadım hiç aslında, neden severdim acaba? Neyse, Blue Jean sıkıcı konu. Biliyorsunuz, anlaştık ve de geçtik bunu. Peki Roll denince ne geliyor aklınıza?

1 Yorum

Nasıl bir şey istersiniz?

Baştan genel durumu çizeyim: Bu satırları okuyan insan Facebook hesabımdan haberdarsa, 11.11.2011’den beri – ki o gün açtım tesadüfen – bir tane bile Godspeed You! Black Emperor paylaşımı bulamaz. Gitsin yarım saat aransın. Çıkmayacak. Neden? Pis insanım, ondan.

1 Yorum

Kayıp mısın nesin?

Bir kitleyi karşına almamak için çabalarsan, diğer kitleyi de benimseyemiyorsun ey insan. Eşit mesafeyi koruyayım dediğinde – hemen akla gelecek olan – hiçbirine dahil olamadığın ve ortada “dımdızlak” kaldığın gibi, hepsine eleştirel de yaklaşır vaziyete de bürünüyorsun. Neden? Çünkü x grubuna kendini ait hissetmemen için sebepler var – senin mantığında – ve o sebepler de nelbette ki eleştirilerini temellendiriyor.

Yorum Bırak

Her grubun temelinde bir “The Velvet Underground etkileşimi” görülür diyorlar…

Yıl 2003 ortaları ya da en geç 2004 başı. Daha sonrası olamaz, çok eminim yani bundan. Red Hot Chili Peppers‘in By The Way‘i gayet patlama yapmış, Can’t Stop videosu “Ayyy!”ları coşturmuş, eril bireyler de “Aağbi iyiler yağğ”lamış falan… Ben tabii 16 yaşlarındaki, döneme kendisini zaten çoktan kaptırmış ve müstakbel platonik aşkı olarak John Frusciante‘yi seçmiş ergen olarak, cd çalardan müziği dinlerken o zamanların aşırı yavaş internetinde ne yapardım? Aaaha! Tabii ki Icq! Bakayım numaramı hatıra diye kaydetmiştim, duruyor mu  telefon rehberimde… Durmaz mı?! 150736463.
Önceki gün zaten A Few Good Men‘i izlerken altyazıyı sağlayanlar da Icq numarasını vermişti, başında ve sonunda görünen şekilde. Ne duygulandım ya…

1 Yorum