İçeriğe geç

12

“Hayal kuramıyorum ben” dedim bugünlerde birkaç defa. Neden olduğunu bilmiyorum aslında, çok bugünü yaşıyorum belki. Hayalin ne olduğunu bilmiyor da olabilirim. Nasıl kurulacağını da.

Yine de… Yani yine de bir şey geliyor aklıma.

Kısa süreli bi’ hayaldi bu, bayağı kısa süreli, bayağı da kısa süreye dair. Her şeyden kaçmaktı, sığınak bulduğumu hissediyordum ki hayal buydu zaten. Kurtuluş gelmişti, o hayali fark edince kurtuldum. Bu hayal oluşabiliyorsa demek ki çıkış var, dedim.

Kaçmak istiyordum. Ben hep istedim bunu. “Her şeyden” dedim, sonra anladım ki içimdeki sestenmiş kaçışım. Mantık der ki sığınağın nasıl olursa olsun içindeki ses susmadıysa huzur gelmez, yazdım da bunu. Bilmiyor muydum? Aslında biliyordum ama hayal bu, o hayalde her kavramdan kopacaktım ve düşününce öyle huzurluydu ki…

Nasıl kuruyor insanlar hayali acaba? Benimkini ben de anlamıyorum. Neden veya nasıl? O noktayı hatırlıyorum, tek nokta. Ama…

Toplayamıyorum ki bu zaten başlıksız bu yüzden. Bu şarkıdan gelen yazı – yine. Şarkı bende.

“Sen niye korkmuyorsun ki? Belki de korkuyorsun.” dedi.

Korkulacak sanılan yönüydü hayalimin sebebi belki. Sığınak. Bilmem. Kurtardı beni. Hayal olarak bile.

Boşluk hayali.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.