İçeriğe geç

Anlamsızlık üzerine

Bir boşluk var, bir de anlamsızlık. İkisi bambaşka şeyler. Boşluk tutunamamak. Anlamsızlık tutunamamaktan öte, tutunmayı düşünmek bile boşluğa çıkıyor bunda. İyi yok, kötü yok, özel yok, amaç yok… Anlamsız hepsi bi’ bakınca.

Yaşıyorsan, yaşamını sürdürmek için temel şartları sağlamak zorundasın. Bu anlamsız etiketiyle salınamaz. Ama onu yaptın, düzgün, güzel. Bir an baktın, “Eee?” geldi. Nereye gidecek bu? Niye var? N’oluyor? Robot değil insan, maalesef. Ama bir yandan da robot. Uyuşmak hem güzel, hem de değil. Ve anlamsız gelecek ama bir an durup yine bakınca, hepsi yine anlamsız.

Heyecanlar anlamsız, korkular da. Korkman için korktuğun şeyin var olması gerekir. Olmayacak şeyden niye korkuyorsun ki? Sevmeler de anlamsız. Hepsi tükeniyorken nasıl anlamlı olsun? Her şey ama her şey geçiyorken.

Uyanıyorsun, gün başlayacak. Tavana bakıyorsun, gün de anlamsız. Neden ki? “Neden yapıyorum ben bunları?”

Anlam aramak değil bu. Arayışlar biteli çok olmuş. Her zaman biraz saçma gelmişti zaten, hı? Gelmemiş miydi?

Durduğunda ve baktığında bir genelden, elindekileri bilsen de bu elindekiler sana anlam ifade etmiyorsa sonunda… Eee?

Neyse.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.