İçeriğe geç

Neyin nesisin sen sosyal medya?

Sosyal medya kullanımını sorgulayalım mı? Ne normal? Ne olmalı? İnsan nasıl davranmalı? Ama sanmayın ki bu kısaca “Dünyamızı ele geçiriyor o sosyal medya, olmaz olsun! Nerede o eski gözlerin içine baktığımız günler? Mahvetti bizi” diye bitecek. O kadar kolay değil dostum yoo!

Belirttiğim o görüş çok akla yatan bir şey değil çünkü hemen her yeniliğe yöneltiliyor. Bir de sosyal medya üzerinden yayılmaya uğraşılıyor, çok saçma. Kullanma o zaman kuzum, bıçak mı dayıyorlar boğazına? Facebook üzerinden zararlarını anlatırsan gülerler sadece. Kaleyi içten mi fethediyorsun? Sen fethetmeyeceksin, dikkat et. Sen fethe karşı duracaksın. O yüzden git kalene, oradan ne diyorsan de.

Dahası normalliği bugünün belki de budur, hı? İnsanla televizyon olmadan önce de onsuz yaşıyordu. Ah doğru, yıllarca “Televizyon aptal kutusu!!!!” kızgınlıklarını dinledik, sosyal medyaya kadar. E ondan önce kesin radyoya kızan da vardı, ondan önce gazeteye, ondan önce kim bilir neye.

Bu yüzden mantık o kadar kolay kötü görüp geçemiyor. Ona bakarsak sosyal medyayı kullanıp devam edebiliriz. Hatta abartılı geliyor çoğu yaklaşım, değerlendirme, inceleme (ooo ironi!).

Ama içten içe bir rahatsızlık da uyanabiliyor arada. Çok merkeze geçtiğini fark ettikçe çeşitli platformların, etkileşimlerin, paylaşımların, oradaki kimselerin. Yalnızlık buna itiyor belki biraz da, boşluğu, ilgisizliği, kendinden kaçmayı, sorunları, kısaca hayatı da yanına katarak. Ortam müsaitliği. Tabii bu demek değil ki  ortam sosyal medya sayesinde mis hâl alıyor. Bu his de gelemiyor. Tatmin olmamış bir duygu kalıyor içte, yerleşiyor. Huzursuzluklarla birleşerek de bu sorgulamalara itiyor.

Tam 1 sene önce bir adam tanımıştım. Elinden telefonu düşmüyordu – ki ben de her zaman sosyal medyayla iç içe olmama rağmen yadırgayacağım düzeydeydi. Söylemiştim de, çok fazla düşüyorsun ona diye. Hiç reddetmemişti, “Evet ben böyleyim” demişti. Bana deseler halbuki gıcıklanırım, elimi sürmem bi süre telefona mesela. O durum kabulünde miydi, bilmiyorum. Şimdilerde bazen diyorum, ona döndüm mü acaba diye. Herhalde henüz olmadı ama bilinmez ki…

Eee ne olmalı? İşte ben bunu bulamıyorum. Önceden çeşitli platformlarda yazarken birileri aniden “Bırakıyorum ben bunu beee!” ettiklerinde de abartılı ve saçma bulurdum, o kadar kaptırmazlarsa o kadar tepki de duymazlar diye. Bende hep dengecilik olduğu için… Şimdi aniden hepsini bırakmak da aynısını düşündürür, ondan eminim. Gerçi bi’ psikiyatrist ile konuşmuştum (çok fenaydı kendisi) ve kadın Instagram hesabını duyduğu rahatsızlık üzerine kapattığını anlatmıştı. Paylaşımlardan gelen rahatsızlık, hani bu da çok söylenir: “Herkes çok mutlu da bir ben mi mutsuzum? Niye böyle paylaşıyorsunuz hep?”

Bakın o konuda da bozukluk var – bence. Tabii mutlu anlarını paylaşacaklar, üzgün hallerini koysalar biri gidip ilgilenecek mi? Yoo. Bugün eleştirenlerin çoğu da mutlu pozları beğeniyor zaten, üzgünlüğü ya da daha temiz söylemle sıradanlığı beğenmiyorlar. Normalliği, doğallığı, günlük hayatı… Etkileşim de kısa süreli hoş hissettiriyorken, ne paylaşsın insanlar?

Neyse neticede terkler de olmaz, benim mantığa yatmaz. Bir de altında güçsüzlük bulurum. Ne var, derim, kendini kontrol edemiyor musun? Bu kadar mı zavallısın? O aptal konuma mı geçtin? Mesela şu anda içten içe o noktaya gelmedim ben daha diyorum, ne derece doğruysa. Dahası da var. Birisi “Ben sosyal medyaya düşmedim” diye övünürse onu da boş görürüm, yerini neyle doldurduğu önemli gelir. Yine benzer boşluklardaysa (?) ne anlamı var ki övündüğünün? Nereye ulaşmış? Bir de kişiliği ekside kalmış hatta, iyi gördüğü özelliğe bak.

Yani, yani, yani… Denge lazım, di mi? Kesinlikle. Ama denge sadece sosyal medyadaki hayat için lazım değil, her şeyde lazım ve o lazımlığı insan kendisi sağlayamıyor bazı bazı. Gücün yetersizliği. Çözümsüz müyüz o zaman? Eh, muhtemelen. Neyi çözebildik ki?

Gerçi, düşününce, en büyük dert bu olsun bee! Hatta hatta… N’olur bu olsun, n’olur!

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.