İçeriğe geç

“I Like Your Freedom, Do You Like Mine?”

Yine nostaljiye boğup ortalığı bayıyorum fekat… N’apayım, en çok müzik birikimimi o zamanlarda, evden dışarı pek alakam olmadığı dönemde yapmışım.

Neyse, direkt konuya dalayım. Hatta tüm konuyu “tag”leriyle söyleyeyim: Emule, My Diet Pill, Fransızlar, sürpriz! İlginizi çekti mi? Gerçekten? E buyrun o zaman…

Emule’a olan “derin” sevgimi bilumum ortamda anlattım: O zamanki bugüne nazaran çok yavaş internette, Torrent’in halen ulaşamadığı bir arşive sahip paylaşım ortamı. Emule’ün bu ölüm zamanlarına yakın, Torrent sevenler “Ben süper film indiriyorum oradan bi’ kerem…”lere başlamıştı da, siz ki az popüler şeyleri belki ergenliğiniz belki de gerçek merakınız dolayısıyla araştırıyorsanız, Emule başkaydı işte. (Bu arada yaş itibariyle o zaman ergenlikten çıkmıştım. İşin aslı ruhen zaten çıkmıştım)
O zamandan mutluluğumun bir fotoğrafını koyayım ve ardından asıl konuya geçeyim. (Tıkarsanız büyüyecek fotoğraftaki takvimin zamanı doğrudur bu arada. Ekran görüntüleri ile aram hep iyi olmuştur.)
İşte Emule’den bu şekilde, yani sıkıştırılmış dosya olarak indirdiğim – muhtemelen – Franz Ferdinand albümlerinden birinde, paylaşımcı kişi hayır işine girişmişti. Bilinmeyen bir grubun albümünü bile değil, dağınık şekileki parçalarını toplamış, asıl hedefin yanına iliştirmişti. My Diet Pill.
Grubumuz Fransız. Buradan hiçbir yere varamayız, ben de farkındayım. Artık bir Wikipedia sayfaları var, işi büyütmüşler görünen o ki.
Ben 3 parçalarını, aşama aşama keşfetmiştim. Üçü de birbirinden farklı yapıda – yani bana öyle gelmiyorsa. Neticede… Size bir daha dinlemeye gerek duymayacağınız ancak Gamze kafasına sahipseniz pek seveceğiniz özünde şakacı ama canları isterse duygusal da takılabilen adamların şarkılarını sunuyorum.
İlki Ladykiller.
Basamaklı şarkıları her zaman sevmişimdir zaten. Bundaki süregelen sakinliğin bağlandığı coşku… Oturduğum yerden el-kol salladığım çok olmuştur sanıyorum. Sonrasında yeniden sükunete kavuşunca hele, daha tatlı sanki?
Sonraki şarkımız daha enteresan bulunabilir. Sandy’s Bathroom.
Videoyu yükleyen kişinin Stalin resmi kullanması biraz enteresan tabii. Şarkının sözlerine bakınca bilhassa, konu ile bunu bağdaştırmak… Her neyse, daha basit yapılı ama daha eğlenceli bir şarkı olarak sevdim ben bunu. Bir de ne denir ona… Riff. Riff’leri çok hoştu. Nedense çoğu dinlememde de gülümseme yayıldı yüzüme, sözlerden olsa gerek. Boş şeyleri severim efendim, ne yalan söyleyeyim? Dolu görünmeye çalışmadan olanları hele, alır “en süper” sayarım!
En son keşfettiğim şarkıları da, tamamen farklı telden bir şey. Ego & I.
Sandy’s Bathroom ile oluşan imaja tamamiyle aykırı, sözleriyle de müziğiyle de ve benim her zaman sevdiğim tekdüzeliğiyle de saatlerce dinleyebileceğim bir şey. Hı, şarkı. Diğerlerinde yapmadığım için bunda da sözleri buraya almıyorum ama ortalama rock grubu tadında bu şarkılarını her dinlediğimde eşelerim neler dediklerini. Unutmuş da olurum çok uzun aralıklı yokladığımdan kendilerini.
Ekşi’ye baktım demin, My Diet Pill’e ne yazmışlar diye. Herhalde hep “sürpriz” çıkmışlar. E ben halen “hastasıyım!” grubu olduklarını düşünmüyorum ki az tanıyanlar beni o tabiri kullanabileceğim grubu az önce gördüler zaten. Neyse neyse… Konuyu dağıtmayayım.
Emule çok güzeldi. My Diet Pill’in bu üçlüsü de öyle. Ben de bugün listede görünce dinlemek istedim. E dedim neden paylaşmayayım?
Yoksa yakında flütüme de döner miyim?!

Tek Yorum

  1. Adsız Adsız

    Kitchen Time.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.