İçeriğe geç

Reflektor

Bu incelemeyi ekşiye yazsam (böyle lafını edince pek özel isim olmuyor sankim?) linç de edilirdim, şarkıya vurulup beni linç ettiklerine bakmayıp yazdığımı uzun bulanlarca “Ayh işin yok mu senin?” tepkisi de alırdım. Halbuki şimdi saate bakıyorum: 15:04. Yani alacağı zamanı sen – sevgili okur – hesaplarsın sonunda ben yollayınca. Sahi sen var mısın?

Arcade Fire güzel grup. Sevimsiz vokal sesli – ki bu konuda sanırım bende bi’ müşkülpesentlik var – ama iyi işler çıkaranlardan. Her albümlerinde en azından 1-2 tane tekrarlara düşüren şarkı bulurum. Gerçi devamı da genelde pek gelmez de, saygıyı sağlıyorlar bu yüzden yani bende – Black Rebel Motorcycle Club kadar olmasa da, onlardan daha iyi iş yapmalarına rağmen. Neyse.

İşte, yeni albümleri ve onun ilk single’ı Reflektor çıkmış. Şarkı güzel, baştan söyleyeim. İlk dinlemede değil, ikinciden sonra bu fikir daha net oluşuyor. Dikkat çeken bir yönü de var, David Bowie back vokali içeriyor; mini mini mini mini parçalarda. Ben bunu dinledikçe “mest” oluyorum ki o adamın kendisini dinlerken o kadar olmam bile. Ama işte, farkı demek ki burada. Ötekilerin arasında çıkıyor ve ben “oo yee!” diyorum.

Şarkının başka bir detayı daha var ki, Arcade Fire’ın hisli vokalinin hem hisli hem de güçlü-sert-sağlam duruşu çıkmış. Müzik de öyle, önceki üç albümlerine göre düşününce. Üçtü değil mi?

Ama… ama… işte kızılacak kısım: İntro araklama! O giriş başka bir şarkıda var ağbiler, ablalar, kesin var. Dinliyrum dinliyorum, aklıma Ted Leo gibi en alakasız ve de en “underground”un “underground”u, yani başarısız adam bile geliyor ama bulamıyorum. Çıkacak bir gün de, ondan evvel tek düşündüğüm şarkının intro araklaması. Şimdi yine dinleyeyim hatta orayı. “Official video”sunda 00:15’ten itibaren gelen kısım, davullar öne çıkıyor hani. Orası. Hatta sonraki vokalin ilk kısımları da öyle olabilir. Bir bulsam ve de – n’oolur ki – öyle olmadığını görüp morarmasam anında paylaşırım bunu silmek yerine. Ekşicilere sorsam belki bunu yazmaya korkan (döverler!) birisi (Get Lucky’den de çok üstün diye yarıştıranlar var “ayol!”) özel mesajla yazar söylerdi de… Neyse.

Bir de şunu söylemeliyim ki, çok daha sağlam, çok daha güçlü, çok daha karakteristik olarak beğenilecek yapıda şarkı ama The Suburbs‘ın çalmaya başlar başlamaz verdiği mutluluk da bir başkaydı. Hakikaten mutlu oluyordum ben ya…

Onu mu dinlesem şimdi yoksa? Mantıklı. En nihayetinde ben zevkime bakarım. 2 saniyelik David Bowie “don’t/down” vokaline karşılık intro mutluluğu. Seçimim net.

Tek Yorum

  1. Adsız Adsız

    🙂 kulaga guzel geliyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.